BARIŞ MEKTUBU MU?

gülen erdoğan

      tgözel    Eskilerden kalma usuldür. Her mücadeleye, her savaşa bir mektupla son verilir. Hatta Kanuni’nin, Yavuz’un yazdığı mektuplar gibi savaşları başlamadan, fitneyi büyümeden bitiren mektuplar da vardır.

Bu mektuplarda kullanılan üslup ve dil karşılıklı güçlerin durumuna göre seçilir. Kimileri boyun eğer karşıyı yücelterek kendisini küçülterek yazar. Bunlar af ve aman dileme mektuplarıdır. Başka bir deyişle yelkenleri suya indirmek olarak ta tanımlanır. Kimileri, teklife icabet edilmezse olacaklardan ben mesul değilim der ve “günah benden gitsin” manasında yazılır. Fatih’in fetihten önce Bizans’a yazdığı mektup gibi.

Birde ince hesaplanmış ve ustaca yazılmış mektuplar vardır. Savaş sürmektedir. Kendisini yüceltmediği gibi karşıdakini de aşağılamaz hatta usulen onu yüceltirken satır aralarında haddini bil mesajı verir karşıdakine, bulduğunla yetin der adeta. Hani tartışmalarda söylenen kalıplşaşmış bir ifade vardır ya zat –ı alleri sözlerine dikkat etsinler yoksa mah cemalinizi  …. e çeviririm. İşte onun çaktırmadan satırlara dökülmüş hali gibidir. İnce ince hesaplanır ustaca işlenir cümlelere ve satır aralarına.

Anlatılmak istenen cümlelerde değildir. O cümlelerin yazıldığı satırların aralarındadır. Mesela karşıdakinin gücünü anlatırken, kendisini fakir, garip gibi kelimelerle ifade eder ve o kadar fakir ve gariptir ki ancak şunu yapabilirim derken, aslında onun bile yapamayacağı şeylerden örnek verilir.

Biz asla şunu şunu yapmadık derken onları yapabileceğidir aslında iletmek istediği mesaj. Geçmişten bahsederken kendisinin o yokken de var olduğu ve o gittiğinde de var olacağı mesajı verilir. İşte bu mektuplar ince ince düşünülüp ustaca yazıldığı için ustaca okumak lazımdır. Çünkü diğerlerinin anlamaması için herkes okuduğu halde sadece muhatabının anlaması gereken mesajlar vardır.

Etrafa da verilmesi gereken mesajlarda ihmal edilmez tabii, mesela ben bu mektubu durup dururken, ya da korktuğumdan kaleme almadım denmez. Sizin gönderdiğiniz elçi ya da misafirler derken aslında adım oradan geldi bende cevap verdim mesajı ilgilisine de iletilir.

Gerçi, altta kalmadan sulh eyleyelim mesajının, bu tarz her restleşmenin sonunda  karşı tarafın ülkeye davet etmesinin ardından gelmesi de yeterince manidar. İnsanın aklına gelinemeyecek bir yerde olunduğunu ve bunun halktan gizlendiğini de düşündürmüyor değil. Zira fazla eşelenirse bizde sizin gizlediklerinizi söyleri kokusu var satır aralarında.

Alan aldı mı mesajı bilemem, ya da neyi anlatır barış mı savaş mı orası da beni ilgilendirmiyor aslında. Benim ilgilendiğim sadece, mektubun ince hesaplanmış ve ustaca yazılmış olduğu, gerisi hatibin ve muhatabın bileceği iş.

   Diye düşünüyorum ben.    

YAZAR: SADE VATANDAŞ

Top