‘Derdimiz, O’nu (sas) anlamak ve anlatmak!’

ONU

ZEYNEP HAŞLAK

Peygamber Efendimiz’in (sas) hayatını anlatan kitaplar, bugünlerde kitapçılarda görünür oldu. Mevlid Kandili sebebiyle birçok insan, İnsanlığın İftihar Tablosu’nu anlamak için soluğu kitapçılarda aldı. Peki, bu kitapların yazarları eserlerini yazarken neler yaşadı? Hayatlarında ne gibi değişiklikler oldu? En çok neye şaşırdı?

Bir dergide rastladığı “Kitap stantlarında Efendimiz’le ilgili dikkatimi çekip de karıştırdığım bir kitap hatırlamıyorum. Sanki daha büyükler için yazılmış gibi hepsi. Biyografiler herkesin ilgisini çeker ama Peygamberimiz’le ilgili kitaplar tarih kitabı gibi. Zaten gençlerin çoğu tarih dersini sevmez. Keşke O’nun (sas) sosyal yaşamına mercek tutan eserler olsa.” ifadeleri, yazar ve eğitimci Osman Çalışkan’ı Peygamberimiz’in hayatını roman olarak yazmaya yöneltmiş. ‘Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?’ kitabının yazarı Nuriye Çeleğen de belli bir kesimde Efendimiz’in çok evlilikle tanıtılmasının bazı hanımlarda gizli veya açık Efendimiz’e karşı bir kırgınlık oluşturduğunu fark etmiş. Çeleğen, “Oysa O’nun kadar kadınlara merhamet ve şefkat sahibi başka kimse olmamıştır. İlk çalışmaya Efendimiz’in kadınlara davranışını nazara vermek için başladım.” diyor. İlahiyatçı Vehbi Karakaş ise kitabının önsözünde bu kutlu macerasını şöyle anlatıyor: “Bu kitap, O’nu “anlattım” iddiasında bulunmak için değil, yazarının O’na olan aşkını, sevdasını, hürmetini dile getiren bir belge, hatta, ahirette kurtuluşuna bir vesile olması, yazarını o şanlı Peygamber’in şefaatine eriştirmesi umuduyla kaleme alınmıştır.”

Yazarlar, bu süreçte Allah Resulü’nün hayatını araştırırken onları şaşırtan bilgilerle karşılaştıklarını aktarıyorlar. Osman Çalışkan’ı Hazreti Hatice’nin evlilik teklifi şaşırtırken, Nuriye Çeleğen’i ise Efendimiz’in romantizmi ve kibarlığı hayli heyecanlandırmış. Çeleğen, Efendimiz’in Hz. Aişe’nin ‘Beni nasıl seviyorsun?’ sorusuna verdiği, ‘Kördüğüm gibi.’ cevabını unutamadığını belirtiyor. İlahiyatçı yazar Reşit Haylamaz ve Vehbi Karakaş ise şu cevabı veriyor: “O’nun hayatının tamamı şaşırtıcı!” Karakaş, “O’nun her şeyi yenidir, tazedir, ilktir. Vahşi’yi yahşi yapmıştır.” diyor. Peygamber Efendimiz’in yeterince tanınmadığı ve tanıtılamadığı konusunda ise yazarlar hemfikir. Çocuk kitapları yazan Osman Kaplan, “Maalesef günümüz gençliği Efendimiz’i yeterince tanımıyor. Ancak birkaç yıldır okuma programları ve yarışmalar yapılıyor. Bu konuda ilerleme ve gelişme söz konusu.” şeklinde konuşuyor. Reşit Haylamaz’ın “Tanıma adına güzel gayretler var; ancak almamız gereken yolun daha başındayız. Bugünlerde kampanya haline dönüştürülen “Herkes O’nu Okuyor” O’nu tanıma adına çok önemli bir adım. Milyonlara Efendimiz’i okutup sevdirecek bir proje.” ifadeleriyle ümidini dile getiriyor. Çeleğen ise etrafı gençlerle kuşatılı ve İslam’ı gençlerle oluşturmuş bir peygamberin, etrafında hep yaşlılarla düşünüldüğü için gençlere iyi tanıtılamadığını kaydediyor.

Allah Resulü’nün hayatı, ilk önce yazarların hayatına tesir etmiş. Reşit Haylamaz, Efen-dimiz’in hayatıyla meşguliyetin semeresi olarak O’na ait davranışlar ölçüsünde bir arılık-duruluk yaşadığını belirtiyor. Çeleğen de Efendimiz’i hayatının merkezine çektiğini aktararak, “Sürekli konuşmalarımda Efendimiz’den söz etmeye ve örnekler vermeye başladım.” diyor. Vehbi Karakaş ise şu ifadeleri kullanıyor: “Bir kere değiştim. O’nu buldum. O’nu tanıdığım günden itibaren O’nun sevdalısı olmam gerektiğine dair karar verdim. O’nun eşiğine kendimi bağladım. Aynı tarz üzere hayatımı sürdürmeye çalışıyorum.” Çalışkan ise Efendimiz’in Hatice validemize davranışından çok etkilendiğini belirterek, “Eşime, çocuklarıma karşı daha şefkatli olmaya çalışıyorum.” ifadelerini kullanıyor.

Efendimiz (sas)’i sağlam kaynaklardan okuyun

Siyer kitaplarıyla ilgili “Her geçen gün derinlik kaybı yaşıyoruz; bir “kes-yapıştır” kolaycılığı var.” diyen Reşit Haylamaz, okura şunları öneriyor: “Kitabı koklamadan okumayın! O’nu, herkesin peygamberi olarak gören, anlama gayreti olan kitapları arayın. Bu uğurda kim ne yapıyorsa alkışlamak her Müslüman’ın vazifesi.” Osman Kaplan da “Maalesef O’ndan uzaklaştık. Siyer kitabı kaleme alırken bu mesafeyi kapatmanın mümkün olduğu, hatta aradaki her türlü mesafeyi kaldırmak gerektiği vurgulanmalı.” tavsiyesinde bulunuyor. Vehbi Karakaş da sağlam kaynaklardan gelen ve zaman kaybettirmeyen eserleri seçtiğini söylüyor. 

Top