O HALDE DEMOKRASİYE NE GEREK VAR Kİ?

0 0

Geçenlerde bir oyuncakçıya uğradım bir arkadaşım çocuğuna oyuncak akülü araba alacaktı. Arabalara baktık satıcı özelliklerini anlatmaya başladı. Bir tanesine uzaktan kumandalı dedi. Nasıl oluyor dedim şimdi bunu çocuk binip sürmeyecek mi? Uzaktan kumandayla mı sürecek? Hayır, binecek dedi. O zaman uzaktan kumandaya ne gerek var dedim. Sen uzaktan kumandayla süreceksin o çocuk ta kendim sürüyorum zannedecek aynı bizim meclisle, devletin işleyişi gibi, birileri devleti idare edecek sende seçtiklerim idare ediyor zannedeceksin.

Dün akşam kabine değişti. Kısacası bizi yönetenler değişti. Görev yaptıkları sürece hayatımıza yön verecek, dünyada çok sıra dışı kontrolsüz olaylar yaşanmadığı sürece kaderimizi belirleyecek ekip değişti.

Adına demokrasi denen şey, güya milletler kendi kaderini belirlesin diye, kaderini belirleme yetkisine sahip kişileri, kendisinin seçmesi temel esası üzerine bina ediliyor. Halkın seçtiklerini baypas edip seçilmişleri bırakıp ta dışarıdan birisini, bu görevlerden birisine atarsanız halkıda, seçimi de dolayısıyla demokrasiyi de boşa çıkarmış olursunuz. Halkın elindeki seçim kozu çocukların oyuncak arabalarındaki boş direksiyon gibi kalıyor.

Kimse bunu mevcut iktidara atfetmesin, geçmiş iktidarlar döneminde de bu yapıldı. Seçtiğimiz vekiller herhangi bakanlık görevinde olmadıkları sürece sadece el kaldıran dolgu malzemesi olaktan öteye geçemiyor. Kaldı ki, neye el kaldıracaklarına da zaten kendileri karar veremiyorlar. Parti gurup kararına muhalefet ederseler başlarına ne geldiğini hepimiz geçmişte defalarca gördük. Şimdi nerede kaldı milletin idaresi, nerede kaldı milletin meclisi.

Ne kadar doğru, ne kadar yanlış bilemem taktir sizlerin. Ama akla şu soru geliyor; madem bunlar bu görevleri yapamayacak kadar beceriksizdi neden bunları aday gösterdiniz. Öyle ya biz istediğimizi seçemiyoruz sizin aday gösterdikleriniz içinden seçiyoruz. O seçilmeden atadıklarınızı aday gösterseydiniz ya, yok becerikliyseler neden başkalarını bakan yapıyorsunuz. Hani şu filmdeki replik gibi; Madem kaputu açtı niye Aküyü çaldı veya madem Aküyü çalacaktı niye kaputu açtı? Yoksa bu halkın bu soruyu soracak ve cevap bulamayacak kadar akılsız olduğunu mu zannediyorsunuz.

Mademki böylede oluyor bu iş, o zaman biz niye her dört yılda bir seçim yapıp dünyanın masrafını ediyoruz ki? Üstüne üstelik her seçimde ömür boyu tepemize binecek sırtımızda kambur gibi duracak yeni 550 kişi türetiyoruz. Yakınlarıyla beraber bu 5000 i buluyor. Korkuyorum ki böyle giderse 100 yıl daha bu demokrasiyle yönetilirsek tüm ülke halkı vekil, emekli vekil ve onların yakınlarıyla dolacak. Geri kalanlarında zaten nesli tükenecek.

Gelin bu soruna adam gibi, gerçekçi bir çözüm bulalım. Biz sadece bir kişi seçelim o tüm dünyadan ve yurttan tecrübeli yöneticiler transfer etsin, onlarda ülkeyi yönetsinler. Mesela sayın Clinton boşta onca sene koca Amerika’yı idare etti adam bir Türkiye’yi mi idare edemeyecek. En azından yakınları olmaz baktık ki beceremiyor keser maaşını göndeririz ülkesine. Emin olun bizim kilere verdiğimiz maaş ve ömür boyu garantiyi yada bir yolsuzlukta kaybettiğimizin onda birini yada bir seçimde ettiğimiz masrafı maaş diye versek o hakları kaybetmemek için ülkeyi uçururlar. Diye düşünüyorum ben.      

Tek kişiyi seçmek demokrasi değil derseniz başkanlık sistemi dediğiniz bundan başka ne ki. Yabancı olmaz derseniz asırlardır Osmanlıda vezirler yabancı kökenli değil miydi?      

Tagged with: ,
Azade Doğan

View all contributions by Azade Doğan

Website: https://tarafligazete.com

Benzer Yazılar